The early 2000s marked a period in which women in Turkey were granted new legal rights, while issues such as violence against women and women's participation in the labor force became more prominent. Focusing on the years 2000 to 2016, which encompass both positive and negative social changes for women, this study aims to analyze how violence against women is portrayed in popular Turkish films that reached millions of viewers. For this purpose, the 100 highest-grossing films were examined using content (document) analysis. Types of violence experienced by female characters—including physical, emotional, sexual, and economic violence—were coded and analyzed based on behavioral indicators. The locations where violence was experienced or perpetrated were categorized into ‘public’ and ‘private’ spaces. The results of the study show that in 83 out of 100 films, female characters were subjected to one or more types of violence. Emotional violence was found to be the most commonly represented form of violence. Emotional violence, at 80%, surpassed the total of physical (38%), sexual (14%), and economic violence (7%), which together accounted for 59%. The perpetrators of violence against female characters were most often their partners (25%) or ex-partners (13%). Notably, male colleagues (13%) ranked second among the perpetrators. It was observed that women were more frequently subjected to violence in public spaces (41%) compared to private ones (21%). When comparing the violence women were subjected to and the violence they perpetrated, the differences were greater in the rates of sexual and economic violence than in emotional and physical violence.
2000’li yılların başlangıcı bir yandan kadınlara yeni hukuksal hakların tanındığı, diğer yandan kadına yönelik şiddet, kadınların iş gücüne katılımı gibi sorunların öne çıktığı bir dönem olmuştur. Kadınlar için toplumsal açıdan hem olumlu hem de olumsuz değişimleri barındıran 2000 ile 2016 yılları arasına odaklanılan bu çalışmada, kadına yönelik şiddetin izleyici sayısı milyonları aşan popüler Türk filmlerinde nasıl sunulduğunun çözümlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda gişe rakamlarına göre en fazla izleyiciye ulaşan 100 film içerik (doküman) analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Filmlerde kadın karakterlerin maruz kaldığı fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddet türleri incelenmiş ve davranışsal göstergeler üzerinden kodlanarak analiz edilmiştir. Filmlerde karakterlerin şiddet gördükleri ya da uyguladıkları mekanlar, ‘kamusal alan’ ve ‘özel alan’ ayrımıyla belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, 100 filmin 83’ünde kadın karakterlerin, fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddet türlerinden bir veya birkaçına maruz kaldığını göstermiştir. İncelenen filmlerde en yaygın biçimde temsil edilen şiddet türünün duygusal şiddet olduğu belirlenmiştir. Duygusal şiddet %80’lik oranla, fiziksel (%38), cinsel (%14) ve ekonomik şiddetin (%7) toplamından (%59) fazladır. Filmlerde kadın karakterlere şiddet uygulayan kişiler sıklıkla partnerleri (%25) ya da eski partnerleri (%13) olmuştur. Kadınlara şiddet uygulayan kişiler arasında, erkek iş arkadaşlarının (%13) ikinci sırada gelmesi dikkat çekmiştir. Kadınların kamusal alanlarda şiddete maruz kalma oranlarının (%41) özel alanlara (%21) göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kadınların maruz kaldıkları ve uyguladıkları şiddet karşılaştırılmalı olarak incelendiğinde cinsel ve ekonomik şiddet oranlarındaki farkların, duygusal ve fiziksel şiddet oranlarındaki farklara göre daha yüksek olduğu görülmüştür.