1. Home
  2. Articles
  3. 2014 / Sayı 21
2014 — Sayı 21

APPEARENCE OF ALEVI IDENTITY IN THE RECENT PERIOD OF TURKISH CINEMA

Zeki Uyanık
Export: RIS BibTeX EndNote
TR pp. 42–60
Received 21.07.2014 📅 Published 01.03.2014 Readers 17
Founded
2009
Publication Frequency
Published 4 times a year
Mar · Jun · Sep · Dec
ISSN (Print)
1308-6200
E-ISSN (Electronic)
3062-4126
Publisher
Kültür Ajans
https://www.kulturajans.com
Editor-in-Chief
Dr. Semih BABATÜRK
Kyrgyz-Turk Manas University, Kyrgyzstan
ID 0000-0002-6778-4204

Abstract

Since the late 1980s, Alevis have launched to reclaim their own collective identity with reference their sui generis values and discourses. In this direction they managed to utilize various media channels. Until the early 2000s, cinema was not among those channels utilized for assertion of Alevi identity. Beginning from this epoch Alevis, who were ignored by traditional Turkish cinema for a long period of time, occupied a central position in a series of films which can be named as “accented cinema.” Three films (O da Beni Seviyor, Başka Semtin Çocukları, Bir Ses Böler Geceyi) which were analyzed in this article can be evaluated as a result of strong Alevi movement appeared in the last quarter of th century. On the other hand, once these films were produced they returned and affected the Alevi movement. In that sense, there is a mutual relationship between the films and Alevi movement. The films have been useful for development Alevi identity construction in several ways: a) criticizing and re-evaluating traditional Alevism, b) indicating main problems of Alevis in the modern times including relations with Sunni majority, c) exhibiting Alevi beliefs and rituals which were neglected by mainstream Turkish cinema for years. By means of these films, the opportunity of questioning pre-existing paradigms concerning Alevis, their way of lives and rituals were also realized.
TR Abstract
1980’lerin sonundan itibaren kamuoyunda kendi söylem ve kimlikleriyle ortaya çıkmaya başlayan Aleviler, kimliklerinin kamuoyunda dile getirilmesinde medya kanallarını etkili bir şekilde kullanmışlardır. Aynı amaca yönelik olarak sinemanın bir araç olarak kullanıldığını görmek için ise 2000’li yıllara kadar beklemek gerekti. Geleneksel Türk sinemasında hak ettikleri biçim ve yoğunlukta temsil imkânı bulamayan Aleviler, “aksanlı sinemanın” örnekleri arasında değerlendirebileceğimiz ve bu çalışmada ele alınacak olan filmlerde merkezi bir yer tutmaktadırlar. Bu makalede incelenen filmlerin (O da Beni Seviyor, Başka Semtin Çocukları, Bir Ses Böler Geceyi) yükselen ve ivme kazanmış olan Alevi hareketinin bir ürünü olarak değerlendirilebileceğini ileri sürmek yanlış olmayacaktır. Buna ek olarak, bu filmlerin ortaya çıktıktan sonra geri dönüp kendilerinin oluşmasına yardım eden toplumsal hareketi etkileme kabiliyetine sahip olması gözden kaçırılmaması gereken bir husustur. Tüm kolektif kimlik inşa süreçleri gibi Alevi kimliğinin inşası da dinamik bir süreçtir ve bu süreç içerisinde kimliğin sınırlarının ve sorunlarının kamusal alanda tartışılmasında söz konusu filmler önemli bir rol üstlendiği görülmektedir. Aleviliği merkeze alan bu filmleri bizim için önemli kılan hususlar: a) 1990’lardan itibaren yeniden inşa sürecinde olan Alevi kimliğinin şekillenmesine geleneksel Aleviliğin ve kurumlarının eleştirisi yolu ile katkı sağlıyor olmaları, b) Sünnilerle olan ilişkiler başta olmak üzere Alevilerin bazı sorunlarını dile getiriyor olmaları ve c) hâkim sinemada veya ana akım sinemada görmezden gelinmiş olan Alevi inanç ve ibadet esaslarının kamuoyunun dikkatine sunmuş olmalarıdır.

Keywords

TR
Alevi Kimliği Türk Sineması Aksanlı Sinema İdeolojik Devlet Aygıtları
EN
Alevi Identity Turkish Cinema Accented Cinema Ideological State Apparatuses
RU
признание Алеви турецкое кино Акцентированное Кино Идеологическая государственный аппарат