1. Home
  2. Articles
  3. 2015 / Sayı 28
2015 — Sayı 28

THE IMPORTANCE OF SHATT AL-ARAB IN MIDDLE-EAST AND CONFLICTS BECAUSE OF SHATT AL-ARAB

Nurhan Aydın · Bahar Şentürk
DOI: 10.17498/kdeniz.20614
PDF Export: RIS BibTeX EndNote
TR pp. 63–75
Received 08.01.2016 📅 Published 08.01.2016 Readers 6
Founded
2009
Publication Frequency
Published 4 times a year
Mar · Jun · Sep · Dec
ISSN (Print)
1308-6200
E-ISSN (Electronic)
3062-4126
Publisher
Kültür Ajans
https://www.kulturajans.com
Editor-in-Chief
Dr. Semih BABATÜRK
Kyrgyz-Turk Manas University, Kyrgyzstan
ID 0000-0002-6778-4204

Abstract

Middle-east is a very important place because of its geographic position in the world trade and important maritime lines as Suez Canal, Persian Gulf, Çanakkale-İstanbul straits and Mediterranean ports and important highways which connect them. An important maritime line is Shatt al-Arab where Tigris and Euphrates rivers combine. Nations have fought for this region throughout the history. The reason why they fought was that this region is very fertile and the water is as precious as oil.  Shatt al-Arab region became a problem between Ottoman Empire and Iran. During wars, Iran closed Shatt al-Arab for the transportation in the river. The countries which had intention to occupy lands of Middle-east interfered this situation. England and Russia held a mediatory position. Because of its position, England had the opportunity to have transportation in Shatt al-Arab as it wanted. England was even the first country to have right to operate ships in Shatt al-Arab. Later, Russia, Germany and Iran also made use of this advantage.  Since Britain knew the importance of Shatt-al Arab, it occupied Fav place which is at the opening of Shatt al-Arab during the World War I. Ottoman Empire appointed Suleyman Askeri Bey to fight for that place; whoever, he had to retreat. The developments in the region lead to the consequence that England guaranteed a place in Middle-east, which was the beginning of giving today’s shape to Middle-east.  The problem of supremacy over Shatt-al Arab or shortly the problem about the borderline between Iran and Iraq was one of the most serious problems. The war outbroke between these two countries after Iraq’s aggression against Iran on 20 September 1980 in order to occupy this maritime line which was in the control of Iran. This aggression went in Iran’s favour because Iran took back its lands which had been occupied by Iraq before. After the Iran-Iran war was known as War of Cities of Gulf War after the forces which were appointed on the border line and which were collected in definite pointes became chronic with manoeuvres that were far from big strategies. The war which was fought in Persian Gulf during the Iran-Iraq war is known as Gulf War in the military and political literatures.  

TR Abstract

Ortadoğu; dünya ticaretine coğrafi konumu ve içinde bulunan Süveyş Kanalı, Basra Körfezi, Çanakkale-İstanbul Boğazları, Akdeniz Limanları gibi önemli suyolları ve onları birbirine bağlayan kara yolları nedeniyle çok önemli bir bölgedir. Önemli suyollarından biri de Şattülarap olarak anılan Fırat ve Dicle Nehirlerinin birleştiği mevki gösterilmektedir. Tarih boyunca milletler bu bölge için mücadele içine girişmişlerdir. Mücadele etmelerindeki asıl neden ise bu bölgenin verimliliği ve suyun petrol kadar değerli olmasından kaynaklanmaktadır. Şattülarap bölgesi Osmanlı-İran arasında problem olmuştur. İran, savaşlar sırasında Şattülarap’ı nehir trafiğine kapatmıştır. Bu durum karşısında Ortadoğu’daki topraklarda gözü olan devletler müdahalede gecikmemiş, İngiltere ve Rusya hemen iki ülke arasında arabuluculuk rolünü üstlenmişlerdir. Bu arabuluculukla İngiltere, Şattülarap üzerinde serbest şekilde hareket etmiştir. Hatta İngiltere, Şattülarap Suyolunda vapur işletme hakkı alan ilk devlet olmuştur. Daha sonraları ise Rusya, Almanya ve İran’da bu haktan yararlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler, Şattülarap’ın önemini bildiğinden hemen Şattüarap’ın ağzında bulunan Fav mevkiini işgal etmişlerdir. Bu sırada Osmanlı Ordusu, Süleyman Askeri Beyi burada görevlendirmiş ama Süleyman Askeri Bey başarılı olamayıp geri çekilmiştir. Neticede meydana gelen gelişmeler İngiltere’nin Orta Doğu’ya iyice yerleşmesi sonucunu doğurmuştur. Bu durum ise Orta Doğu’nun bugünkü şekillenmesinin başlangıcını oluşturmuştur. Şattülarap üzerindeki egemenlik sorunu ya da kısaca sınır sorunu İran-Irak arasında en ciddi sorunlardan biri durumundaydı. Irak’ın bu suyolunun kontrolünü ele geçirmek için 20 Eylül 1980’de İran’a saldırmasıyla iki ülke arasında savaş başladı. Bu saldırı tamamen İran’a yaramış, Irak’ın ele geçirdiği İran topraklarını parça parça geri almıştır. İran-Irak Savaşı, iki devletin sınır boyuna yaydığı ve zaman zaman belirli kesimlerde toplayabildiği kuvvetlerle büyük stratejik uygulamalardan uzak manevra taktikleriyle kronikleşmeye başladıktan sonra Şehirler Savaşı ve Körfez Savaşı adıyla tarihe geçen yeni bir özellik göstermiştir. İran-Irak arasındaki mücadelenin Basra Körfezinde geçen bölümü askeri ve siyasi literatürde Körfez Savaşı olarak yer almıştır. 

Keywords

TR
İngiltere İran-Irak Mücadele Sınır Süleyman Askeri Bey Şattülarap Ortadoğu
EN
England Shatt al-Arab Iran-Iraq Fight Border Süleyman Askeri Bey The Middle East
RU
Англия Шаттюларап Иран-Ирак борьба граница Сулейман Аскери Бей Ближний Восток