1. Home
  2. Articles
  3. 2020 / Sayı 48
2020 — Sayı 48

THE PAST AND TODAY OF TURKISH FOREIGN POLICY WITHIN THE FRAMEWORK OF DEVELOPMENTS IN THE EAST MEDITERRANEAN

Eren Alper Yılmaz ID
DOI: 10.17498/kdeniz.791715
PDF Export: RIS BibTeX EndNote
TR pp. 27–48
Received 07.09.2020 Accepted 29.09.2020 📅 Published 15.12.2020 Readers 3
Founded
2009
Publication Frequency
Published 4 times a year
Mar · Jun · Sep · Dec
ISSN (Print)
1308-6200
E-ISSN (Electronic)
3062-4126
Publisher
Kültür Ajans
https://www.kulturajans.com
Editor-in-Chief
Dr. Semih BABATÜRK
Kyrgyz-Turk Manas University, Kyrgyzstan
ID 0000-0002-6778-4204

Abstract

Especially since the beginning of 2000’s, upon the discovery of rich hydrocarbon reserves, significant changes have become in the geopolitics of the Eastern Mediterranean which is known as an efficient energy basin. In particular, a fragile ground was created on the behalf of countries involving in region such as Turkey, Greece and Greek Cypriot Administration (GCA) in terms of security. In line with bilateral agreements that started on the region long time ago, “exclusive economic zone” and “continental shelf” concepts came into question. Recently, due to “Agreement on Delimitation of the Maritime Jurisdiction Areas” between Turkey and Libya Governments and declaration of NAVTEX by Turkey, which means the stimulation of sailors, continental shelf discussions between Greece and Turkey have flared up. On the other hand, the moves made by Greece with the support of some European and Middle East countries have increased the tension between the parts, even have brought along the discourses of war. This process has ceased to be an energy problem between the parties, it has also become a “sovereignty problem” which each country takes a hard stance against the harassment of its borders and protects its borders by referring to international law texts. On the other hand, the moves made by Greece with the support of some European and Middle East countries have increased the tension between the parts, even have brought along the discourses of war. This process has ceased to be an energy problem between the parts, it has also become a “sovereignty problem” which each country takes a hard stance against the harassment of its borders and protects its borders by referring to international law texts. Therefore, while the parts aimed to expand their economic jurisdiction, they also targeted to establish a political superiority over each other by preserving their sovereign authorities and rights. This study analyses the efforts of Turkish foreign policy on the way to be dominant in economic and political areas and its security-oriented strategies within the framework of the current developments in Eastern Mediterranean, by also emphasizing the ongoing Aegean problems during the historical process between Turkey and Greece.

TR Abstract

Özellikle 2000’li yılların başından itibaren sahip olduğu zengin hidrokarbon rezervlerinin keşfedilmesi üzerine, verimli bir enerji havzası olarak bilinen Doğu Akdeniz bölgesinin jeopolitiğinde önemli değişiklikler olmuştur. Başta Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) olmak üzere bölge ülkeleri adına güvenlik açısından kırılgan bir zemin oluşmuştur. Bölge üzerinde uzun süre önce başlayan ikili anlaşmalar doğrultusunda “münhasır ekonomik bölge” ve “kıta sahanlığı” kavramları sıkça gündeme gelmiş, son dönemlerde Türkiye’nin Libya Hükümeti ile “Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma Mutabakatı” imzalaması ve bölgede denizcilerin uyarılması anlamına gelen NAVTEX ilan etmesi üzerine Türkiye ile Yunanistan arasındaki kıta sahanlığı tartışmaları yeniden alevlenmiştir. Buna karşılık Yunanistan’ın bazı Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinin desteğini alarak yaptığı hamleler taraflar arasındaki tansiyonu yükseltmiş, hatta savaş söylemlerini beraberinde getirmiştir. Bu süreç, taraflar arasında yalnızca bir enerji sorunu olmaktan çıkmış, uluslararası hukuk metinlerine de atıf yapılarak her ülkenin kendi sınırlarına yapılan tacize karşı sert bir duruş gösterdiği ve sınırlarını koruduğu bir “egemenlik sorunu” haline gelmiştir. Dolayısıyla taraflar, bir yandan ekonomik yetki alanlarını genişletmek isterken öte yandan da egemenlik yetkilerini ve haklarını koruyarak karşı taraf üzerinde siyasi bir üstünlük kurmak istemişlerdir. Bu çalışma, Doğu Akdeniz’de yaşanan güncel gelişmeler bağlamında Türkiye-Yunanistan arasında tarihsel süreçte gelişen Ege sorunlarına da vurgu yaparak Türk dış politikasının ekonomik/ siyasal arenada başat olma çabalarını ve güvenlik odaklı stratejilerini analiz etmiştir

Keywords

TR
Yunanistan Türk Dış Politikası Doğu Akdeniz Münhasır Ekonomik Bölge Kıta Sahanlığı
EN
Greece Turkish Foreign Policy Eastern Mediterranean Exclusive Economic Zone Continental Shelf
RU
Греция Восточное Средиземноморье внешняя политика Турции особая экономическая зона континентальный шельф

References 4

  1. 1.
    (2022). 21. Yüzyıl Deniz Gücünün Askeri ve Ticari Perspektiften Analizi İçin Yeni Bir Yaklaşım Önerisi: Türkiye Örneği. Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. DOI: https://doi.org/10.25294/auiibfd.1165880
  2. 2.
    (2021). Mediterranean in a Search of a New Balance of Interests. International Trends / Mezhdunarodnye protsessy. DOI: https://doi.org/10.17994/it.2021.19.3.66.7
  3. 3.
    (2024). Ortaokul Öğrencilerinin Mavi Vatan Bilgi Düzeylerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. DOI: https://doi.org/10.17240/aibuefd.2024..-1407348
  4. 4.
    (2021). Doğu Akdeniz Meselesinde Yunan Lobisinin Türkiye Karşıtı Faaliyetleri. İletişim ve Diplomasi. DOI: https://doi.org/10.54722/iletisimvediplomasi.1022912