Yukarı Dicle Havzası’nın Neolitik yerleşimleri, tarihöncesi insan-hayvan ve çevre ilişkileri hakkında oldukça önemli veriler sunmaktadır. Havzada, günümüze kadar 10 farklı yerleşim merkezinin bazılarında tespit edilen zooarkeolojik veriler sonucunda, yaklaşık 55.046 küsur hayvan kemiği kalıntısı açığa çıkartılarak incelenmiştir. Hayvan kemiklerinin yanı sıra, dönemin çevresel koşullarının anlaşılmasını sağlayan botanik kalıntılar, sosyal organizasyonlarını gösteren konut yapıları, avcılık faktörlerine ilişkin taş alet endüstrileri ve inanç biçimlerini gösteren sembolik ürünler de bulunmaktadır. Bütün bu bulgular, Yukarı Dicle Havzası’nın Neolitik kültürü başta olmak üzere, Batı Asya’nın tarihöncesi insan-hayvan ve çevre ilişkilerinin anlaşılmasında önemli katkılar sağlayabilecek nitelikte veriler sunmaktadır. Ayrıca antrozoolojik veriler, günümüzün pastoral ve agro-pastoral toplulukların insan-hayvan ilişkilerinin gelişimi doğrultusunda, Yukarı Dicle Havzası Neolitik topluluklarının hayvanlarla olan ilişkilerine ışık tutarak, etno-zooarkeolojik bir değerlendirme yapabilmemize imkân sağlamaktadır.
The Neolithic settlements of the Upper Tigris Basin provide very important data on prehistoric human-animal and environmental relations. As a result of the zooarchaeological data determined in some of 10 different settlements in the basin, approximately 55.046 animal bone remains were unearthed and investigated. In addition to animal bones, there are also botanical remains that provide an understanding of the environmental conditions of the period, housing structures showing their social organizations, stone tool industries related to the hunting factors and symbolic products showing the forms of belief. All findings provide data that can contribute significantly to the understanding of the prehistoric human-animal and environmental relations of Western Asia, especially the Neolithic Culture of the Upper Tigris Basin. In addition, Anthrozoological data enable us to make an ethno-zooarchaeological assessment by shedding light on the relations of Neolithic communities with animals in the Upper Tigris Basin, in line with the development of human-animal relations of today's pastoral and agro-pastoral communities.