Kadının toplumsal, tarihsel ve sosyolojik alanlardaki yerinin pek çok farklı disipline konu olduğu görülmektedir. Özellikle sosyoloji alanında kadın ile ilgili yapılan çalışmalar kadının gerek özel gerek toplumsal alanlardaki durumunu aydınlatmaktadır. Sosyolojinin bir alt dalı olarak görülen beden sosyolojisi hem Türkiye sınırları içerisinde hem de dışında kalan coğrafyalarda, özellikle Batı’da çeşitli araştırmalara konu olmaktadır. Yaklaşık olarak yirminci yüzyılın sonlarından itibaren sistemli bir şekilde araştırmaya başlanan beden sosyolojisi bedenin tarihsel ve sosyal süreçler içerisinde oluşumunu incelemekte ve spor, tıp, edebiyat ve benzeri gibi farklı alanlarda da kullanılmaktadır. Edebiyat eserlerinde kurgulanan dünyaların ve karakterlerin analizlerine ilişkin sıklıkla başvurulan sosyolojik eleştiri kuramının altında değerlendirilecek olan beden sosyolojisi bu çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. Araştırmaya milattan önce beşinci yüzyılda kaleme alınan Aristofanes’in Lisistrata adlı tiyatro eseri ile bu eserden hareketle uyarlanan ve Kartal Tibet’in yönetmenliğini yaptığı 1983 yılında çekilen Şalvar Davası adlı sinema filmi konu olmaktadır. Eserlerde kurgulanan kadın karakterlerin içinde bulundukları durumların ve motivasyonlarının incelenmesi hedeflenmektedir. Her iki eserde yer alan kadın karakterlerin politik ve kamusal alana dâhil olmak adına bedenleri üzerinden yürüttükleri mücadele incelenecektir. İki farklı sanat alanı arasındaki benzerlikleri karşılaştırmalı bir çalışma yürüterek saptamaya çalışmak ve eserlerde yer alan kadın karakterlerin yürüttükleri mücadelenin sonunda sınırlarını zorladıkları ataerkil kültürü nasıl pekiştirdiklerini yansıtabilmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.
It is seen that the social, historical, and sociological place of the woman is subject to many different disciplines. Especially the studies about women in sociology highlight the situation of women both in private and public spaces. Sociology of the body which is seen as a sub-branch of sociology, is subject to various research both within the borders of Turkey and in outer geographies, particularly in the West. Sociology of the body, which has been systematically started to be researched since the end of the twentieth century, studies the formation of the body in historical and social processes and it is also employed in different fields such as sports, medicine, and literature. The method of this study is the sociology of the body which is evaluated under sociological criticism that is frequently applied in order to analyse the fictional worlds and characters in literary works. The subjects of this research are Aristophanes’ Lysistrata, written in the 5th century BC, and Şalvar Davası which was adapted from this work and directed by Kartal Tibet, in 1983. This essay aims to analyse the situation and the motivations of the female characters that are fictionalized in the works. In both works, the struggle of the female characters over their bodies in order to get involved in the political and public spaces is going to be studied. This study aims to determine the similarities between two different dominions by carrying on a comparative study and to reflect how the female characters in the works reinforce the patriarchal culture that they push its limits at the end of their struggle.