Makalede Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti’nin Yüksek Yasama Meclisi olan Kurucu
Meclisi’nin Nisan-Mayıs 1920’de Gürcistan ile Rusya arasında meydana gelen gelişmeler
üzerine yaptığı yaklaşımları ele almaktadır. 1920 Nisan sonunda Azerbaycan’da neredeyse
mücadele verilmeden Sovyet Hükümeti kuruldu. Aynı dönemde Sovyet Rusya ile Atatürk
Hükümeti arasında bir birlik açıklandı ve bu gelişme dönemin Gürcü siyasetçilerin
açıklamalarında Güney Kafkasya’yı bölmeye yönelik “Yeni Brest-Litovsk Anlaşması”
olarak değerlendirildi.
Bolşevizm aslında Gürcistan'ı da tehdit etti. Oluşan durum yüzünden Gürcistan Demokratik
Cumhuriyeti gerek kendini savunma konusunda, gerekse Sovyet Rusya ile görüşmeler
yapmak için hazır olduğunu beyan etti. Olayların gelişimi bu hazırlıkların gerekli olduğunu
gösterdi: Mayıs 1920’de Azerbaycan topraklarından Kızıl Ordu birlikleri Gürcistan’ı işgal
etmeye kalktılar. Ancak, Gürcistan’ın silahlı birlikleri tarafındangeri çevrildiler.
Sovyet Rusya ile başlatılan görüşmeler, 7 Mayıs 1920’de iki ülke arasında anlaşma
imzalanarak sonuçlandı. Bu anlaşmaya göre Rusya şartsız ve koşulsuz Gürcistan’ın
bağımsızlığını tarihi sınırları içerisinde tanıdı.
Makalede Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti ile Sovyet Rusya arasında 1920’de
Moskova’da yapılan görüşmelerin günümüze kadar bilinmeyen ayrıntılarını ortaya
koymaktadır. Makalede Kurucu Meclisi’ne dahil olan Gürcü siyasetçileri tarafından Sovyet
Rusya’nın siyasi rejimi olan Bolşevizm hakkında ileri sürülen düşünceler ve Bolşevizmin
emperyalist doğası ile ideolojisi tetkik edilmiştir. Ayrıca, Gürcistan Yüksek Yasama
Meclisi’nin 30 Nisan 1920 ve 11 Mayıs 1920 tarihlerinde, yani ülke için kritik bir dönemde
Gürcistan ile Rusya arasında oluşan ilişkilerin düzenlemesi üzerine yapılan toplantıların
analizi yapılmıştır.
The article depicts the attitude of the Consistuent Assembly, the Supreme Legislative Body of the Democratic Republic of Georgia to events taking place between the Soviet Russia and Georgia in April-May 1920: At the end of April 1920, the Soviet regime was almost invigorated in Azerbaijan, there was revealed union of the Soviet Russia and Turkey of Mustafa Kemal, which, according to Georgian politicians, resembled the "Brest-Litovsk New Deal" for division of the South Caucasus. The threat of Bolshevism actually threatened Georgia as well. In this situation, the Democratic Republic of Georgia expressed its readiness both to defend itself and negotiate with the Soviet Russia. The developments showed that both of these proved to be necessary: By the beginning of May 1920, Red Army units invaded the territory of Georgia from within Azerbaijan. The Georgian Armed Forces repulsed the enemy and forced them to retreat. Negotiations with the Soviet Russia on May 7, 1920 also led to the conclusion of a peace treaty between the two countries in Moscow. Under the treaty, Russia unconditionally acknowledged Georgia’s state independence and recognized it within its historical borders. There are revealed unknown before details of the negotiations between the Democratic Republic of Georgia and the Soviet Russia in May 1920 in Moscow; are covered the views of the Georgian political spectrum within the Consistuent Assembly on Bolshevism as a political regime of the Soviet Russia, its imperialist nature and ideology; There is analyzed the work of the sessions of the Supreme Legislative Body of Georgia on April 30, 1920 and May 11, 1920, dealing with critical issues concerning the regulation of relations between Russia and Georgia.