İnsan hayatının merkezinde bir unsur olarak; ana ve yurt olma özelliğini daima
korumuş olan toprak, kendini anlamlı kılan bu nitelikleriyle edebiyat metinlerinin de
konusu olmuştur. Bu durumun, toprağın, millet hayatının ve bu hayata ait yüzlerce yıllık
birikimin taşıyıcısı olma özelliğiyle ilgili olduğu açıktır. Bu makalede de Kırım
Türkleri’nin yaşadığı trajediyi romanlarında dile getirerek, Kırım’dan ayrı düşmenin
acısını ve yalnızlığını, anıların mekânı olan vatan toprağına bağlanarak anlatmaya
çalışan Cengiz Dağcı’nın, toprağa bağlı/toprak çevresinde şekillenen bir hayatı hangi
açılardan öne çıkardığı değerlendirilecektir.
EN Аннотация
Located in the center of human life as an element of the main and the distinction
of being the country with ever-earth, has been the subject itself makes sense these
qualities in literary texts. In this case, hundreds of national life and this life is the annual
accumulation is also related to the idea of being a carrier. Soil, a role of these, an
important carrier of cultural memory position. Tragedy of the Crimean Turks live in
this article, expressed in his works, his pain and loneliness of the Crimea to fall apart,
place of memories, which tries to explain the native land of Genghis Dağcı’nın
connected novels, depending on soil / land in which life formed around the highlighted
aspects will be evaluated.