Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi

Karadeniz International Scientific Journal — международный рецензируемый журнал открытого доступа, публикующий оригинальные исследования в области социальных наук. Журнал издается на турецком, английском и русском языках и выходит четыре раза в год: в марте, июне, сентябре и декабре.

Kültür Ajans
Издатель
1,668
Статьи
Всего публикаций
1,610
Цитаты
Источник: OpenAlex
1,022
Авторы
Авторов
Dr. Semih Babatürk
Главный редактор
Kyrgyz-Turk Manas University, Kyrgyzstan
Поиск в журнале
Текущий выпуск · 2026

Номер 70

June 2026 · 5 Makale
Tüm sayıyı gör →
Исследовательская статья TR
#1

Belirli ve Belirsiz Geçmiş Zaman Biçimbirimlerinin İşlevsel ile Anlamsal Özellikleri ve Rusçadaki Karşılıkları

KIRGIZİSTAN-TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ
Birçok dünya dilinde sözcük türü olarak fiil, biçimbilimsel açıdan en zengin sözcük türü olarak kabul edilir. Türkçe ve Rusçadaki fiillerin çeşitli leksik anlamları ile yan anlamlar paradigması ve gramer kategorilerinin çeşitliliği iki dilde de fiili diğer sözcük türlerinden ayıran özelliklerdir. Karşılaştırılan dillerde fiil, cümlenin yargı merkezi konumunda olup özne ile yüklem arasındaki ilişkileri yansıtır. Bunun yanı sıra fiilin gramer kategorileri aracılığıyla eylemin gerçekleştiği zaman, kişiyle olan ilişkisi, dile getirilen ifadenin gerçekliği veya tam tersi olduğu belirtir. Türkçe fiillerin yapısındaki biçimbirimler, büyük bir betimleyici potansiyele sahip olduğundan temel işlevleri dışında üslup açısından da önem taşır. Karşılaştırılan iki dilin tipolojik açıdan farklı olduğundan ve biçimbilimsel açıdan genellikle farklılık gösterdiğinden dolayı Türkçe ve Rusça fiil kelime şekillerinin tam olarak eşdeğer olması mümkün değildir. Bu sebeple karşılaştırmalı gramer araştırmaları Türkçe ile Rusça arasındaki iki dilde de gözlemlenebilen evrensel özelliklerin tespit edilmesinin yanı sıra daha çok dillerin yapısal ile anlamsal özelliklerini ortaya çıkarmaya ve biçimbilimsel ile üslup bilimsel açıdan farklılıkları görmeyi mümkün kılmaktadır. Yapılan araştırmada Türkçe ve Rusçada kullanılan “mutlak zaman” paradigmasına giren ve eylemin geçmişte gerçekleştiğini bildiren biçimbirimlerin fiil kelime şekillerine kattıkları temel ile yan anlamların ve söz konusu anlamların Rusçada hangi biçimbirimler ile karşılandığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Betimsel analiz, veri toplama ve değerlendirme, dağılım analizi ile karşılaştırmalı analiz gibi bilimsel araştırma yöntemlerine başvurulan araştırmada Türkçe ve Rusçada yüklem işlevi üstlenen ve yapısında geçmiş zamanı bildiren biçimbirimler bulunan fiillerin Rusçadaki karşılıkları ile leksik anlamları ve sözdizimsel işlevleri büyük ölçüde örtüştüğü, ancak taşıdıkları anlamların Rusçada farklı fiil kelime şekilleriyle karşılanabildiği saptanmıştır.
Получено 25 Feb 2026 Принято 18 May 2026 Опубликовано 26 Jun 2026 pp. 1-15 DOI 10.17498/kdeniz.1897301
Исследовательская статья TR
#2

Avangard, Klasiğin Yıkımı ve Estetik Özerklik

Giresun Milli Eğitim Müdürlüğü
Bu çalışma, modern avangard sanat hareketlerinin burjuva toplumundaki yerleşik sanat kurumuna karşı geliştirdikleri köklü eleştiriyi ve sanatın toplumsal işlevine yönelik dönüşüm taleplerini kapsamlı bir biçimde incelemek ve tartışmak amacıyla yazılmıştır. Modernizmin mimesis (yansıtma) anlayışından kopuşuyla başlayan süreçte sanatın kendi iç ilkelerine yönelmesi, beraberinde estetik özerklik tartışmalarını getirmiştir. Ancak avangard hareketler, sanatın kendi araçlarını sorgulayan seçkinci bir alan olarak kalmasına itiraz ederek, sanatı toplumsal yaşamın etkin ve dönüştürücü bir parçası haline getirmeyi amaçlamışlardır. Bu bağlamda Fütürizm, Dadaizm, Konstrüktivizm ve Bauhaus gibi akımlar, sanatın hayat deneyiminden kopukluğunu besleyen seçkinci tutuma karşı cephe almış, sanatın müze ve galerilerin sınırlarından çıkarılarak gündelik hayatın yeniden inşasında bir "öncü" (avangard) rolü üstlenmesi gerektiğini savunmuşlardır. Çalışmada, avangardın bu devrimci niteliği Peter Bürger’in “Avangard Kuramı” ve Theodor W. Adorno’nun “estetik özerklik” üzerine geliştirdiği diyalektik düşünceler ekseninde ele alınmaktadır. Bürger’in sanatın "hayat pratiğiyle bütünleşmesi" düşüncesi ile Adorno’nun sanatın toplumsal gerçeklikten kopuşu aracılığıyla sunduğu eleştirel mesafe arasındaki ilişki, çalışmanın kuramsal omurgasını oluşturmaktadır. Makale, avangardın sanatı bir "meta" olmaktan çıkarıp bir "düşünme ve eylem biçimi"ne dönüştürme çabasını, özellikle savaş, yabancılaşma ve teknolojik devrimlerin yarattığı tarihsel travmalar üzerinden değerlendirmeyi amaçlamıştır. Kuramsal olarak avangard sanatı ve sunduğu yeni(likçi) bakış açılarını tartıştığımız bu makale, avangard sanatın nihai hedefinin sanatın ontolojik statüsünün değiştirilmesi olduğunu ortaya koymaktadır. Avangard sanatçılar ve düşünürler, sanatın özerk yapısını bozarak onu hayatın estetik ilkelerle yeniden üretildiği bir araç haline getirmeyi amaçlamışlardır. Bu yönüyle modern avangard, daha öncül akımlar gibi biçimsel bir yenilik getirmek yerine sanat ile siyaseti ve sanat ile yaşamı eşzamanlı bir bilinçle birleştiren bütünsel bir kültür felsefesi olarak tanımlanabilir.
Получено 28 Feb 2026 Принято 01 Jun 2026 Опубликовано 26 Jun 2026 pp. 16-26 DOI 10.17498/kdeniz.1899298
Исследовательская статья EN
#3

SOME MORPHOLOGICAL AND SYNTACTIC FEATURES OF THE INFINITIVE IN ENGLISH

Samtskhe-Javakheti State University
<p>When discussing the classification of words into parts of speech, some scholars identify certain lexical-grammatical classes that occupy an intermediate position. One of these is the category of verbal nouns (non-finite forms of a verb), to which the infinitive belongs. The aim of this article is to demonstrate the verbal and nominal morphological and syntactic features of the infinitive that justify its classification as a verbal noun (non-finite form of a verb). Based on this objective, both the verbal and nominal features of the infinitive have been examined. The analysis shows that from a morphological perspective, only verbal categories&mdash;aspect, voice, and tense (relative tense) &mdash;are expressed, while it lacks of nominal morphological categories in English. This leads to the question why the infinitive is considered as a verbal noun (non-finite form of a verb) if it lacks nominal morphological features. The answer lies in its syntactic functions in a sentence. Depending on its function in a sentence, the infinitive may be used as a subject, attribute, object, simple or compound predicate, predicative complement, adverbial modifier of purpose and as part of a complex object construction. Theoretical and practical values: The article has both theoretical and practical value. It will contribute to further research on the non-finite forms of the verb. From a practical point of view, the article can be used as supplementary material and as one of the theoretical sources. At the same time, it will help in overcoming challenges related to the use of the infinitive in its various syntactic functions within a sentence. Research methodology: The research is mainly based on some linguistic research methods: comparative-historical, descriptive and qualitative The sentences from the works of Harper L. and Wilde O. are used for analysis. Key words: morphological and syntactic features, non-finite form of a verb, a full infinitive, a bare infinitive.</p>
Получено 20 Apr 2026 Принято 13 Jun 2026 Опубликовано 26 Jun 2026 pp. 27-35 DOI 10.17498/kdeniz.1934183
Исследовательская статья TR
#4

Halk Eğitim Merkezlerinde Görev Yapan Usta Öğreticilerin Öğretim Becerilerine Yönelik Eğitim İhtiyaçlarının Belirlenmesi: Bir Nitel Araştırma

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ
Bu araştırmanın amacı, halk eğitimi merkezlerinde görev yapan usta öğreticilerin öğretim becerilerine yönelik eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, usta öğreticilerin yetişkin eğitimi (andragoji), öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme ve değerlendirme, iletişim, sınıf yönetimi ve eğitimde teknoloji kullanımı gibi alanlardaki yeterlik düzeylerini ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırma, Türkiye’de Millî Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitimi merkezlerinde görev yapan ve yetişkinlere yönelik kurslarda eğitim veren usta öğreticileri kapsamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenmiş; en az üç yıl deneyime sahip 22 usta öğretici araştırmaya dahil edilmiştir. Veriler, katılımcılarla gerçekleştirilen görüşmeler aracılığıyla toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular, usta öğreticilerin öğretim süreçlerini büyük ölçüde deneyimlerine dayalı olarak yürüttüklerini, ancak kuramsal bilgi ve sistematik uygulama açısından çeşitli eksiklikler yaşadıklarını göstermektedir. Özellikle öğrenci merkezli öğretim yaklaşımları, alternatif ölçme-değerlendirme yöntemleri, yetişkin öğrenme özelliklerinin dikkate alınması, iletişim, sınıf yönetimi ve teknoloji entegrasyonu alanlarında belirgin eğitim ihtiyaçlarının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, usta öğreticilerin mesleki gelişimlerini desteklemeye yönelik olarak geliştirilecek öğretim tasarımlarının söz konusu alanları kapsayacak biçimde yapılandırılmasının gerekli olduğu görülmektedir. Bu tür öğretim tasarımlarının, usta öğreticilerin öğretim becerilerinin geliştirilmesine ve öğretim süreçlerinin daha etkili ve sistematik bir şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
Получено 30 Apr 2026 Принято 20 Jun 2026 Опубликовано 26 Jun 2026 pp. 36-55 DOI 10.17498/kdeniz.1940830
Исследовательская статья TR
#5

Varoluşun Alt Sınırı: Zeyyat Selimoğlu’nun “Ayı” ve İlhan Tarus’un “Karabaş ile Mahmud” Öykülerinde İnsanın Hayvanlaşması

Zeyyat Selimoğlu ve İlhan Tarus’un öykülerinde hayvan figürü geleneksel sembolik anlamlarının ötesine geçerek insanın varoluşsal sınırlarını zorlayan / görünür kılan kurucu unsurlar hâline gelir. Bu makalede, Zeyyat Selimoğlu’nun “Ayı” öyküsü ile İlhan Tarus’un “Karabaş ile Mahmud” öykülerinde insanın iki farklı varlıksal boyutunu imleyen “hayvanlaşma” (hayvan kimliğine bürünme) ve “hayvansılaşma” (insan biçiminde hayvan nitelikleri sergileme) olarak nitelediğimiz, bireyin bastırılmış dürtülerini, aidiyet ve kimlik arayışını, içsel kırılmalarını ve hayatta kalma biçimlerini hayvanlarla özdeşleştirilerek / özdeşleşerek açığa çıkaran, kurucu bir anlatı işlevini de üstlendiği ortaya konulmaktadır. Zeyyat Selimoğlu’nun öyküsünde bu hayvanlaşma süreci / olgusu, doğa koşullarına uyum, aidiyet sağlama, direnç kazanma, bedensel ve ruhsal savunma biçimleri ve varlığını sürdürebilme bağlamında deniz, gemi ve adlandırma ekseninde biçimlenir. İlhan Tarus’ta hayvansılaşma şeklinde ortaya çıkan nitelikler açlık, yokluk, kimlik kaybı, kokma ve vicdandır ve her biri toplumsal dışlanmanın yol açtığı çözülmeyi dışa vuran kurgulama işlevi görür. “Ayı” da hayvan karakter, bireyin bastırdığı güç ve direnme kapasitesini, kırılganlığını gizleyen bir zırh, “Karabaş ile Mahmud”ta ise bireyin içine hapsedildiği çaresizliğin göstergesi ve bireyin kuramadığı / kaybettiği iletişimin duygusal temsil alanına dönüşür. Makalede, insan ve hayvan arasındaki sınırların bulanıklaşması, toplumsal, mekânsal ve psikolojik koşullara göre yeniden biçimlenerek nasıl geçirgen bir yapıya dönüştüğü / dönüşebildiği gösterilmeye çalışılacaktır.
Получено 06 May 2026 Принято 17 May 2026 Опубликовано 26 Jun 2026 pp. 56-66 DOI 10.17498/kdeniz.1945725
Анализ цитирований

Самые цитируемые статьи

Данные о цитировании: OpenAlex
Все цитируемые статьи →