Yunus KOÇ
Modern dönemde “eşitlik”, “özgürlük” ve “katılım” gibi doktrinlerin savunuculuğunu yapan demokrasi, halkın yönetiminin garantörü olarak görülmüştür. Halk sahip olduğu bu egemenliğini; demokrasinin en önemli aygıtı olan siyasi partiler vasıtasıyla yani seçtiği temsilciler ile dolaylı bir şekilde gerçekleştirmiştir. Modern dönemde halkın yönetimini, düşüncesini ve katılımını, siyasal alanda temsil etme görevi verilen siyasi partiler, postmodern dönemde yeniden tanımlanmıştır. Artık halkın isteklerinin ve taleplerinin yerine şirket çıkarları ve menfaatleri siyasi partiler tarafından daha fazla dikkate değer görülmüştür. Böylece siyasi partilere yüklenen yeni anlamlarla yönetimde hâkim olanın kim ya da kimler olduğu mevzusu tartışılmaya başlanmıştır. İşte yeni dönem, halkın katılımını, yönetimini sekteye uğratmış ve demokratik değerler yerini yeni değerlere bırakmıştır. Haliyle bu durum, demokrasinin yeni bir modeli olan post demokrasinin, ne olduğunun sorgulanmasını zorunlu hale getirmiştir. Bundan dolayı demokratik ilkelerin yeniden belirlendiği, hakikat olanın yeniden şekillendirildiği post dönemde; demokrasinin nasıl evirildiğinin sorgulanması, en önemli enstrümanlarından olan “siyasi partiler” üzerinden okunması çalışmamızın amacını oluşturmuştur. Bu perspektifle post demokrasi kavramı, Bourdieu’nun sermaye kuramına dikkat çekilerek ele alınmıştır. Bilhassa ekonomik sermaye ve sosyal sermaye, nitelikleri açısından post demokrasi kavramının izah edilmesinde önem arz ettiği vurgulanmıştır. Çalışmada, nitel araştırmalardan betimsel analiz yönetimine uygun olarak konunun çerçevesi belirlenmiş, bu çerçevede verilere ulaşılmış, elde edilen veriler işlenmiş son olarak ulaşılan bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Post Demokrasi, Demokrasi, Siyasi Parti, Ekonomik Sermaye, Sosyal Sermaye.