Dişlerin iriliği, biçimi ve tüberküllerin yapısı temelde genlerimiz tarafından belirlenir. Bu sadece taç ve kökü değil, aynı zamanda bir dişin sayısız özelliklerini de kapsar. Kemiklerin aksine, diş minesi yaşayan bir doku olmadığından bireyin yaşamı boyunca artan ya da azalan fonksiyonlara bağlı olarak yeniden şekillenmez. Eski insan toplulukları arasındaki biyolojik yakınlık derecelerini belirlemede metrik ölçülere sıkça başvurulmuştur. Ölçü farklılığı genellikle çıplak gözle görülenden çok daha az olduğundan aralarındaki bu hassas farklılığı anlamak için metrik ölçüler kullanılmıştı. M.Ö. 2000 başlarından M.Ö. 900 ortalarına kadar Doğu Anadolu Bölgesinde mevcut nüfusun önemli bir bölümü evcil hayvan sürüleriyle birlikte mevsimlik olarak hareket ederek, yaşamlarını çadırlarda sürdürüyorlardı. Bu çağa ilişkin mezarlıklardan biri olan Karagündüz nekropolüne ait iskeletlerde kullanılan odontometrik analiz Erken Demir Çağ yerleşme yerlerinin diğer Eski Anadolu toplundan ile olan biyolojik yakınlık ve uzaklık ilişkisini açıklamada yardımcı olmuştur.
Size, shape and structure of teeth, usually are determined by our genes. This contains not only crown and root, but also numberless specials of teeth. On the contrary of bone structure, the tooth dentine, which hasn’t got living tissues, doesn’t take on a shape again related to decreasing or increasing functions. Often metric measurements have been referred in order to the determination of degree of biological closeness among ancient populations. Metric measurements had used for understanding diversity of the ancient populations, because the differences of measurements were much smaller than appearing. Because of the periodical changes in the climate, the major part of the populations, who lived in the East of Anatolia from early B.C. 2000 to middle B.C. 900, travelled with their domestic animals and used to live in their tents. The skeletons excavated from Karagunduz necropolis, from this period, which were important tombs in early Iron Age, are used for odontometric analysis, and these results help us to explain biological distance with other ancient Anatolian populations.