Çağdaş Kırgız edebiyatının en büyük kalemi olan Cengiz Aytmatov, Elveda Gülsarı adlı eserinde modern dünyanın yerel ve ulusal olanı niçin ve nasıl etkilediğini sorgular. Çok boyutlu değişimin yanında kimlik-benlik denklemindeki bireysellik-toplumsallıkla şekillenen kimlik kurma olgusu da Aytmatov'un ilgilendiği/işlediği konulardır. Yazar hem ideolojik, toplumsal ve kültürel değişimin bireyin iç dünyasına yansımasını hem de bireysel ve toplumsal boyutları olan kimlik kurmayı eserlerinde irdeler.Aytmatov'un sorgulayıcı anlayışının bizim edebiyatımızdaki karşılıklarından biri de Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı romanıdır. İki eserde de modernleşme farklı yüzleri ile işlenir. Değişime ayak uydurma, kendi özüne ve özgün niteliklerine karşı yabancılaşma ve değişimin karşısında muhafazakar biçimde değerlerine sahip çıkma üçgeninde, roman/öykü kişilerinin hayatları her iki eserin ortak noktalarını oluşturur. Bir yanda modernleşmeye direnen ve kaybeden tipler/kişiler işlenirken, öte yanda modernleşmenin güçlü rüzgarına kendini kaptırıp yeni bir yaşam tarzı, değerleri ve algıyı oluşturan kişiler/tipler de değişim-muhafazakarlık ekseninde iki diyalektik unsur olarak kendine yer bulur. Her iki romanda da modernleşmenin bireyler üzerindeki psikolojik ve sosyo-kültürel etkileri eski-yeni ekseninde karşıtlıklar biçiminde işlenir.Bu makalede; Cengiz Aytmatov'un Elveda Gülsarı ve Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı romanlarındaki kadın kahramanlar modernleşme açısından karşılaştırılmıştır.
In his work, Farewell to Gülsarı, Chingiz Aitmatov, the greatest writer of contemporary Kyrgyz literature, questions why and how the modern world affects the local and national. Alongside multidimensional change, the phenomenon of identity formation, shaped by individuality and sociality within the identity-self equation, is also a subject of interest and exploration for Aitmatov. In his works, the author examines both the reflection of ideological, social, and cultural change on the individual's inner world, as well as the individual and social dimensions of identity formation. One of the counterparts of Aitmatov's questioning approach in our literature is Reşat Nuri Güntekin's novel, Yaprak Dökümü (Falling Leaves). Both works explore different aspects of modernity. The lives of the characters in the novels and short stories, within the triangle of adapting to change, alienation from one's own essence and unique qualities, and conservatively upholding one's values in the face of change, form the common threads of both works. On the one hand, characters/persons who resisted modernization and lost it are explored. On the other hand, characters/persons who, caught up in the powerful winds of modernization and forged new lifestyles, values, and perceptions, find their place as two dialectical elements on the axis of change and conservatism. In both novels, the psychological and socio-cultural effects of modernization on individuals are explored as oppositions along the axis of old and new. This article compares the female protagonists in Cengiz Aytmatov's novels "Farewell to Gülsarı" and "Leaf Falling" by Reşat Nuri Güntekin in terms of modernization.